GİRESUN/DOĞANKENT/ŞADI KÖYÜ



Corner left
Corner right

Kur-an-ı Anlayarak Okumalıyız

Okunma Sayısı:782


YAZARLAR - Ekrem Ünlü
Eklenme Tarihi:2019-12-25 00:12:01


Ekrem Ünlü

Kur’an-ı anladığı dilde okuyan bir insan, Rab’binin ayetleri sonunda, bizlere söylediği ayeti düşünmemizi, akıl yoluyla mantığımızı kullanmamızı emreder. Yani ben ayetleri indirdim, koşulsuz inanacaksın demek yerine, “sözlerimi okuyun, düşünün aklınızı kullanın” der.

Bunu söyleyen Rahman tüm yarattığı kullarının kendi ana dilinde, indirdiği Kur’an-ı okumasına karşı çıkar mı?

Bundan dolayıdır ki bizler, İslam dini için, akıl dinidir deriz.

Gelin bizde böyle yapalım ve bu konuyu bizzat kendimiz rabbin rehberinden yola çıkarak, acaba Allah ana dilde ibadet etmemize izin veriyor mu, bunu anlamaya çalışalım.

“Kur’an-ı, iyice okuyup düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah`tan başka birinin katından gelseydi, elbette ki onun içinde birçok ihtilaf bulacaklardı. (Nisa 82)”

Allah çok açık ve net bizlerin Kur’an-ı anladığımız dilden okumamızı istiyor. Yoksa “Kur’an-ı, iyice okuyup düşünmüyorlar mı?” der mi? Anlamını bilmeden okuyanlar için sanırım bu ayet hepsine bedel. Yoksa ayetler hakkında nasıl düşünsün ve anlasın.

Bir örnek daha vermek istiyorum.

 “Doğrusu Kur’an-ı, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız. (Zühruf 44)”

Yüceler yücesi Allah size rehber olsun diye indirdim dediği kitaptan, huzuruma geldiğinizde hesap soracağım diyor bizlere. Bu durumda Allah Kur’an-ı nasıl okumamızı istiyor olabilir?

Tabi dikkatle okuyup, anlayarak okumamızı istiyor. Bu da anladığımız dilden okumakla olur. Bunun tersini nasıl düşünür de savunuruz?

Şimdi de şunu düşünelim, acaba Kur’an-ı Kerim’in vermek istediği bilgiler, sözcüklerinde mi, yoksa manasında mıdır? Allah yemin ederek kolaylaştırdım diyorsa, açık ve anlaşılır gönderdim açıklamasını da yapıyorsa, elbette gizli manaları olacak şekilde, herkesin anlayamayacağı bir tarzda göndermesi de mümkün olmayacaktır.

 

Kur’an-ı Anlamak

“(Ey Muhammed!) Sen; sana vahyolunana sımsıkı sarıl. Muhakkak ki sen, dosdoğru bir yol üzerindesin. Doğrusu bu Kur’an, senin için de, kavmin için de, bir öğüttür ve siz ondan hesaba çekileceksiniz. (Zühruf 43/43-44)”

Şimdi bu ayetin ilanıyla Allah Teâlâ Peygamber (as)’mı ve ümmetini bu kitapla vahyettiği hükümlerden hesaba çekeceğini bildirdiğine göre; bu durumu anlayan kimse, aynen imtihana girecek bir öğrencinin başarılı olmak için imtihan olacağı dersin kitabından çalıştığı gibi, onun da dersine Kur’an-ı Kerim’den çalışması gerekmez mi?

Çünkü Allah bu kitapla Dünya’da nasıl yaşayacağımızı, ahrette bizleri nasıl bir hayatın beklediğini, kurtuluşun veya kaybedişin nelerle mümkün olacağını, fücurun ve takvanın ölçülerini, kazanmanın ve kaybetmenin sonuçlarını açık ve net olarak ortaya koymuştur. Bu sonuca ulaşmak için bu kitabı anladığımız dilden, anlayarak okumalıyız ki, bu bilgileri önce öğrenelim ve sonrada öğrendiğimiz sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışalım.

Bunun ötesinde bu işi başarmak nasıl olacaktır?

“Ben sadece okurum başka şeye karışmam mı diyeceğiz? Desek de bir anlam ifade etmeyecektir. Hukukta, “yasaları bilmemek mazeret değildir.” Bilelim ki bizim bilmememiz de Allah indinde mazeret olmayacaktır.

Bilindiği gibi, Kur’an’dan ayetler okuyan Müslümanlar, sonunda “sadakallahul azim” yani, “Allah doğruyu söyledi” demektedirler. Hemen sormak gerekir: “Allah doğru söyledi” dedin de Allah ne söyledi? 

Mesela, “Kezalik yubeyyinullahu lekumul ayati laallekum tetefekkerun”

Yani, “Allah düşünebilesiniz diye ayetlerini size böyle açıklar” ayetini anlamadan okudunuz ve sonunda “sadakallahul azim” yani “Allah doğru söyledi” dediniz; peki, “Allah doğru söyledi” de sen de doğru söyledin mi ey anlamadan okuyan Müslüman! 

Allah’ın ne söylediğini bilmeden, anlamadan “Allah doğru söyledi” demeniz dürüstlüğe aykırı değil mi? 

Kardeşim, Kur’an okuyacaksan Allah’ın öğrettiği şekilde okumalısın. Yüzlerce ayette Allah, “anlayasınız diye size ayetlerimizi böyle açıklıyoruz” demektedir. Dolayısıyla anlamadan, hatta ayetler üzerinde teakkul, tedebbür ve tefekkür etmeden nasıl Kur’an okuduğumuzu söyleyebilirsin! Allah’ın belirttiği amaca matuf olmayan bir okumayı nasıl bir okuma sayarsın!

Senin amacın Allah’ın ne söylediğini anlamak mı yoksa hatim indirerek geleneği sürdürmek mi? 

Gelin artık Allah’ın istediği şekilde Kur’an okuyalım. İmkânlarımızı zorlayarak sadece Ramazan ayında değil, her gün düzenli birkaç ayet anlayarak, üzerinde teakkul, tedebbür ve tefekkür ederek okuyalım ve gereğini yerine getirelim.

O zaman göreceğiz ki her şey düzelecek. Yaşamımızın anlamı değişecek. İslam dünyanın her yerinde imrenilen bir din olacak. Yeter ki Kur’an-ın sahibi olan Allah’a karşı dürüst olalım.

Bu okumadan dolayı ne kendimizi, ne de başkasını kandırma yoluna gitmeyelim. Hele hele Allah’ın ne söylediğini bilmeden “Allah doğru söyledi” söyleminden uzak duralım.

Önce ne söylediğini öğrenelim, sonra da “Allahım sen doğru söyledin” diyelim.

Allah, bizleri Kitabı doğru okuyan, doğru anlayan ve uygulayan Salihlerden kılsın!

 

Ekrem Ünlü

25 Aralık 2019 

 

 

 

Eklenme Tarihi: 25-12-2019

Bu sitede yayınlanan yazıların tümünün yayın hakkı www.sadikoyu.com'a aittir.<

Yazarın diğer yazılarını görmek için seçin.

HENÜZ YAPILMIŞ YORUM YOK

 

                                                             YORUM EKLE

MESAJINIZ(Max 3000 karekter)



  




      REKLAM

www.guvendigayrimenkul.com
0 532 255 67 15


Editör
Ekrem Ünlü
Çakır AYŞE
Sinan GÜVENDİ
Abdullah Öner MERAL
Emine GÜVENDİ TEKİN
Yakup PİR

TÜM YAZARLARI GÖR




proje3

      ŞADI MENÜ



         ZİYARETÇİLER

Aktif Ziyaretçi 2
Dün Tekil 256
Bugün Tekil 86
Toplam Tekil 1340232